Tıbbi adı blefaroplasti olan göz kapağı estetiği, alt veya üst göz kapağında genellikle yaşlanma, genetik, travma ve enfeksiyon gibi sebeplerle, torbalanma, kırışıklık artışları, üst kapak ve kaşlarda düşme, alt kapaklarda torbalanma ve çizgilenme gibi belirtilerin cerrahi olarak düzeltilmesi işleminin adıdır.
Yaşlanmaya bağlı olarak alt ve üst göz kapaklarında sarkma sorunu yaşayanlar ya da genetik nedenler, kazalar sonucu yaşanan travmalar veya enfeksiyon gibi sebeplerle göz bölgesinde sarkma olanlar için uygulanabilmektedir.
Göz kapağı estetiği ameliyatında, üst kapak blefaroplasti için gözün doğal kıvrımlı hatlarında operasyon öncesi çizimler ve ölçümler yapılır. Kesi için bistüri veya koter adı verilen ısı ile kesi yapan cihazlar ya da özel bazı lazer teknolojileri kullanılır. Alt kapak estetiği ise alt kapak kirpik hattından veya göz kapağının iç tarafında bulunan kısımdan transkonjunktival adı verilen yöntemle yapılabilir.
Üst göz kapağı estetiğinde şunlar yapılır:
Alt göz kapaklarında yapılan işlem şunlardır:
Göz kapağı estetiği, bu cerrahi ile ilgilenen ve tecrübeli ellerde riskleri çok düşük olan bir operasyondur. En sık görülen etkiler; şişlik (ödem) nadiren morluk ve sızıntı şeklinde kanamalar olup, çoğunlukla geçici durumlardır. Fakat enfeksiyon, şiddetli kanama veya göz ya da görmeyi tehdit eden sorunlar da literatürde görülmüştür. Ancak çok nadir yan etkiler olup, bu tür durumlarla karşılaşma ihtimali, işin ehli kişiler tarafından yapılan, dikkatli ve özenli bir cerrahi ile ve gerekli önlemler alınması ile yok denecek kadar azdır.
Göz kapağı estetiği, estetik kaygıların yanı sıra fonksiyonel nedenlerle de uygulanabilir. Özellikle üst göz kapağındaki ileri düzey sarkmalar bazı kişilerde görme alanını etkileyebilir. Blefaroplasti yapılma nedenleri şunlardır:
Üst göz kapağı ameliyatında kesi, göz kapağının doğal katlanma çizgisine gizlendiği için iyileşme tamamlandığında iz neredeyse tamamen belirsiz hale gelir. Alt göz kapağında ise kesi kirpik altından veya kapağın iç kısmından yapıldığı için dışarıdan fark edilen belirgin bir iz kalmaz.
İlk 3-5 gün hafif morluk ve şişlik olması normaldir. Dikişler genellikle 5. ile 7. gün arasında alınır. Hastalarımızın büyük bir çoğunluğu ameliyattan 1 hafta sonra rahatlıkla sosyal ve iş hayatına dönüş yapabilir.
İşlem doğrudan görme mekanizmasına müdahale etmez; yalnızca göz çevresindeki cilt ve dokulara uygulanır. Aksine, üst göz kapağında aşırı sarkması olan hastalarda görüş alanı açılarak görme kalitesi artar.
Doğru teknik ve kıkırdak şekillendirme yöntemleri kullanıldığında sonuçlar kalıcıdır. Ameliyat sonrası önerilen gece bandı kullanımı kıkırdağın yeni formuna adapte olmasını sağlar ve geri açılma riskini minimuma indirir.
Kulak gelişimi 5-6 yaş civarında %90-95 oranında tamamlanır. Bu nedenle kepçe kulak estetiği okul çağı öncesinden itibaren her yaşta yetişkin ve çocuk hastalarımıza güvenle uygulanabilir.
Ameliyat, uygulanacak tekniğe (açık/kapalı) ve burundaki deformasyona bağlı olarak ortalama 2 ila 3 saat sürer. İlk alçı/atel ve tamponlar 1. haftanın sonunda çıkarılır ve hasta sosyal hayatına dönebilir. Şişliklerin büyük kısmı ilk ay iner ancak burnun son ve net şeklini alması 6 ay ila 1 yıl sürer.
Eski tip bez tamponlar yerine günümüzde ortası delikli, nefes almaya izin veren silikon yaprak tamponlar kullanılmaktadır. Bu silikonlar dokuya yapışmadığı için çıkarılırken sadece birkaç saniyelik bir hafif his oluşturur, acı veya ağrı hissettirmez.
Evet. Burun tıkanıklığına yol açan kıkırdak eğrilikleri (deviasyon) ve burun eti (konka) büyümesi, estetik şekillendirme ile aynı seansta düzeltilebilir (Septorinoplasti). Böylece hem estetik bir görünüme hem de konforlu bir nefese tek ameliyatla ulaşabilirsiniz.
Hayal ettiğiniz taze ve dinamik görünüm için aklınızdaki tüm soruları yanıtlamaya hazırız; bize dilediğiniz an ulaşabilirsiniz